21 Ekim 2012 Pazar

Adhokrasi

Bugün, bu yıl ilki yapılan İstanbul Tasarım Bianeli'nin iki ana sergisinden biri olan Adhokrasi için Galata Özel Rum İlköğretim Okulu'ndaydık.

Sergi üreten insanların dünyasının geçirdiği yeniden oluşum üzerine. Bir şeyler üretme bilgisi - aslında bence internetin her türlü içeriği ve bilginin paylaşımı konusunda hayatımıza kattıkları gibi - serbestçe kıtadan kıtaya tüm insanlar arasında paylaşılıyor ve bu sayede hızla gelişiyor. Bu yeni model mükemmelliği aramak yerine bireysel kimliğin göstergesi olarak kusurluluğu kabul ediyor.

Sergiyi gezerken bununla ilgili onlarca örnek karşınıza çıkacak. Ama benim en etkilendiklerimi aşağıda bulabilirsiniz:

1974'te tasarımcı Enzo Mari bu gördüğünüz son derece basit mobilyaları kullanarak bir sergi açmış ve sergide mobilyalar yerine sadece 2 dolar karşılığında çivi ve tahta parçaları kullanarak nasıl mobilya yapılacağını anlatan bir el kitabı satmış.


Bu iki örnek de aslında basit açık teknolojiler kullanılarak, çok farklı malzemelerin bir araya getirilmesiyle yine herkes tarafından, serbestçe herşeyin imal edilebileceğini gösteriyor.



OpenStructures ise basit mobilya imalatından bir adım daha ileri giderek farklı kullanıcıları ortak bir teknik ile birleştirip daha gelişmiş öğelerin imalatına izin veriyor. Örneğin, fotoğraftaki su ısıtıcılar ve kahve öğütücüleri biz de evimizde üretebiliriz.

Aynı şekilde aşağıdaki çocuk oyuncakları da yine bu serginin bir parçası. 

Eğer bunlar da yetmezse aşağıdaki daha karmaşık bir örnek. Open Source Ecology sayesinde, ticari olarak üretilenlere göre çok daha ucuz tarım araçlarını küresel köy inşaat setleriyle üretmek mümkün olmuş. Örneğin aşağıdaki açık kaynaklı traktörü yapmak sıfırdan başladığınızda sadece altı gün sürüyormuş.


Açık kaynak dediğimiz zaman elektronik donanım konusunu atlamak mümkün değil tabii ki. İnsanların kendi teknolojilerini kontrol etme özgürlüğünü bilgi ve tasarımların paylaşımıyla sağlamayı amaçlayan Açık Kaynak Donanım (OHSW) Lisansı'nın üzerinde 278 güncel imzası bulunuyormuş. Bunun sayesinde Afrika'da GPS'le aslan takip etme, izleme tasmasından, görme engellilerin nesnelere uzaklığını ölçen bilekliklere ve 3000 doların altında maliyeti olan lazer kesicilere kadar çok farklı ürünü sergide bizzat görme şansımız oldu.


En dikkat çekici projelerden biri de korkutucu şiddet olaylarını basından sürekli takip ettiğimiz Meksika'da 2008 yılında Pedro Reyes tarafından gerçekleştiren "Imagine" projesi oldu. Bu projede insanlar silahlarını bırakıyorlar, bu silahlar müzik aletleri yapımında kullanılıyor.


Sergide bu müzik aletleriyle verilen bir konserin kaydını da dinleyebilirsiniz:



Sergide gerçekten çok etkileyici ve hayatın çok içinden çıkan işler var. Bu nedenle de bana birçok sergiye göre çok daha ilgi çekici geldi. En güzeli de seçilen mekandı. 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen neo klasik mimari uslüplu binanın her katı ve neredeyse her odası sergi alanı olarak kullanılmış. Bir odada gezerken eski bir kilise, bir odada boğaz, başka bir odada Galata Kulesi çıkıveriyordu karşınıza..


Diğer sergi "Musibet" de İstanbul Modern'de gezilebilir.

Murat Kahraman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...