28 Kasım 2012 Çarşamba

25 Kasım 2012 Pazar

Britto'nun işleri

Romero Britto'nun işlerini ilk defa geçen yıl görmüştüm. En son da Berlin'in simgesi dev ayı heykeliyle Berlin'de. Renkleri, desenleri o kadar güzel kullanıyor ki neye dokunursa onu Britto dünyasına ait yapıyor.


Louvre'da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında sergiler yapan, Bentley, Audi, Volvo gibi arabaları giydiren, dünyanın en büyük şehirlerini dev heykelleriyle renklendiren, Hyde Park'a piramit inşa eden, Pekin Olimpiyatlarının pullarını tasarlayan, 2010 Dünya Kupasının resmi sanatçısı, Britto'nun bazı işlerini aşağıda görebilirsiniz.



22 Kasım 2012 Perşembe

Kendin yap #22 : Kitaplığınızı sevdiğiniz desenlerle kaplayın, kendi tarzınızı yansıtın

Şu kitaplığı çok sevdim. Seramikti, fayanstı bu alakasız desenleri karıştırmayı ne kadar sevdiğimi sürekli anlatıyorum. Bu kitaplığı görünce de, bu karıştırma işini duvar kağıtlarıyla herhangi sıradan bir kitaplıkta yapmanın ne kadar güzel sonuç vereceğini farkettim. Aşağıdaki belli ki çocuk odası için yapılmış ama doğru bir karışımla her yerde çok iyi sonuç verebilir..


Bu desen karıştırma konusu ilginizi çekiyorsa burada ve burada ilginizi çekebilecek iki güzel video var. 

Resim buradan

19 Kasım 2012 Pazartesi

Pazar gününe alternatif program ister misiniz?

Birbirinden harika, el yapımı, yaratıcı T-Shitler yapan Mon'a geçen yaz Datça'da gidip çok sevmiş, hatta burada da yazmıştım. Bugün bu Pazar Moda'da yapacakları tişört workshopları çıktı karşıma. Çok sevdim, bi aksilik olmazsa ordayız.

Bu arada etkinliği düzenleyen Zelazolab'ı da bu vesileyle duymuş oldum. Kendilerini "değiş tokuş, üretim, sanat ve alışveriş alanı" olarak tanımlayarak kalbimi çaldılar bile.. Deneysel büst atölyesi, defter yapım atölyesi gibi hepsine gitmem lazım dedirtecek atölyeleri var. Hepsi az çok birbirine benzeyen yerler arasında bu tip alternatif mekanlar şehri ve hayatımızı güzelleştiriyor bence..

15 Kasım 2012 Perşembe

Involve me and I will understand!

Bu aralar hem kafaca hem de iş olarak çok yoğun günler geçiriyorum. O yüzden biraz burayı ihmal ediyorum ama dün gittiğim Martin Lindstorm sunumunda beni çok etkileyen, Benjamin Franklin'in bir sözünün markalar için uyarladığı halini paylaşmadan geçemedim. O kadar özet geçiyor ki sadece marka değil, ilişkiler, hayat ve her şeye tam oturuyor..

Bu tip şeyleri hepimiz biliriz ama bazen bir yerlerde duymamız gerekir. Bu aralar benim çok işime yaradı, belki sizin de işinize yarar..


"Tell me and I'll forget.
Show me and I might remember.
Involve me and I will understand!"

7 Kasım 2012 Çarşamba

~ Güzel evler ~ Bol ışıklı, bol renkli, modern ev..


Sisley yöneticisi Christine d'Ornano'nun Londra'daki evi. Tam benim sevdiğim gibi..Yüksek tavan, bol ışıklı kocaman pencereler, her yerinde çağdaş sanat eserleri, objeler, renkler, desenler, siyah beyaz yerler..

Christine d'Ornano'nun Fransız köklerini ve bu harika evi nasıl dekore ettiğini anlatan yazıyı buradan okuyabilirsiniz.


10: karmakarışık seramik kullanımı

Bu birbiriyle alakasız, karmakarışık fayans olayını çok seviyorum. Alakasız desenler bir arada çok güzel görünüyor. Geçen hafta Berlin'de çok şahane bi seramik mağazası gördüm, fotoğraflar öncesine ondan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Golem Kollektion isimli el yapımı böyle duvarlar yapmak için biçilmiş kaftan seramikler olan bir yerdi, yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.












10 fotoğraf için pinterest home sweet home board

6 Kasım 2012 Salı

Mario Testino "In Your Face"


Moda fotoğrafçısı Mario Testino'nun adını duymadıysanız da Vogue, Vanity Fair gibi dergilerde de yayınlanan "yıkılan" fotoğraflarından en az birine mutlaka denk gelmişsinizdir. Prenses Diana, Kraliçe Rana, Kate Moss, Gisele Bundchen, Lady Gaga gibi bir çok ünlünün fotoğraflarını çekip, Dolce&Gabanna, Burberry gibi markaların fotoğraf çekimlerini yapan Testino moda dünyasının en ünlü isimlerinden biri.

31 yıllık kariyeri süresince çektiği fotoğraflardan bizzat seçtiği 122 tanesi Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nde başlayan "In Your Face" sergisinde sergilenmeye başlamış. Oralarda olsam da gitsem isterdim, fotoğraflar gerçekten çok çok güzel. 

Kate Moss, London, 2006

5 Kasım 2012 Pazartesi

Post-it masa

Defter yerine koca koca A3 kağıtlarla çalışmayı pek severim. Bu post-it masa da tam bana göreymiş. İstediğin notu al,  esim yap,başkaları sana not bıraksın, üstünde ye, iç sonra kaldır at :)






Tasarım : Soup Studio

Berlin'in Sokak Sanatları


Bayramda yaptığımız Berlin gezisinin detaylarını Deniz yazmıştı. Berlin deyince sokak sanatlarından biraz daha detaylı bahsetmemek ayıp olur dedik ve hemen klavyenin başına geçtim. 

Aslında yola çıkmadan biraz hazırlık yapmıştık. Kesinlikle görmek istediğimiz eserlerin yerlerini haritamız üzerinde işaretledik, notlarımızı hazırladık, rotamızı çizdik. Oraya gidince de bisikletlerimizi kiraladık ve sokak turumuza başladık.

Daha ilk durağımıza gelemeden yolda gördüğümüz bu kepenkler bizi nelerin beklediği konusunda bir ipucu oldu:


Kendin yap #21 : Tanıdık simali saksılar

Biliyorum başta biraz rahatsız edici geliyor ama görünce dayanamadım :)
Özellikle hediye çiçek falan verirken en azından yüz güldürür :):)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...