5 Kasım 2012 Pazartesi

Berlin'in Sokak Sanatları


Bayramda yaptığımız Berlin gezisinin detaylarını Deniz yazmıştı. Berlin deyince sokak sanatlarından biraz daha detaylı bahsetmemek ayıp olur dedik ve hemen klavyenin başına geçtim. 

Aslında yola çıkmadan biraz hazırlık yapmıştık. Kesinlikle görmek istediğimiz eserlerin yerlerini haritamız üzerinde işaretledik, notlarımızı hazırladık, rotamızı çizdik. Oraya gidince de bisikletlerimizi kiraladık ve sokak turumuza başladık.

Daha ilk durağımıza gelemeden yolda gördüğümüz bu kepenkler bizi nelerin beklediği konusunda bir ipucu oldu:



Turumuzun ilk çalışması ise ünlü Fransız sanatçı Victor Ash'in 2007 yılında Backjump Festivali kapsamında yaptığı Astronaut / Cosmonaut :


Buradan, benim zamanımızın en önemli sanatçılarından biri olduğunu düşündüğüm Blu'nun 2010 yılında yaptığı The Wall adlı esere geçiyoruz:




Aynı duvarda EMA'nın çizimlerini de görmek mümkün:



Turumuza NOMAD'in devasa pictogram'ı ile devam ediyoruz:


Bu binanın tam karşısında ise ünlü ikizler Otavio and Gustavo Pandolfo'dan (Os Gêmeos - Portekizce ikizler- olarak imzalıyorlar eserlerini) yine akıllarda kalacak bir eser bulunuyor:


Bir sonraki çalışma ise bir The London Police klasiği olan The Lads:


Devam edince bizi yine Blu'nun iki inanılmaz eseri karşılıyor.

2007 yılında JR ile birlikte yaptığı The Brothers (çalışmanın orijinal hali Google Street View'da görülebiliyor hala, güncellenene kadar buradan bakabilirsiniz):


ve 2008 yaptığı bu başyapıt:


Bunu nasıl yapmış acaba diyenler için de şu video var:


İşte Berlin'in en "cool" manzaralarından biri: 


Tura devam edersek belki de Berlin'in en şanslı binalarından birine ulaşıyoruz. Bu binanın her iki yüzünde de iki farklı Blu çalışması mevcut.

2010 yılından "Hourglass":


ve inanılmaz detaylarıyla "Leviathan":


Bu kadar Blu'dan sonra biraz da farklı sokak eserleri görmek için rotamızı Kruezberg'ten Friedrichshain'e çeviriyoruz ve ilk durağımız "Diary/Guestbook"a ulaşıyoruz. Eklenen yeni çalışmalarla sürekli değişim halinde olan bu duvar görmeye değer:



Ve sadece bir sokak mesafede "Mixed Media":



Turumuzun finalini ise Berlin Duvarından kalanlar üzerine  1990 yılında yapılan, 1.3 km uzunluğu ve 100'den fazla sanatçının çalışmalarıyla dünyanın en büyük (ya da uzun) açık hava galerisi olan East Side Gallery ile yapıyoruz. Biz tüm eserleri bisiklet üzerinden görme şansı yakaladık ama şimdilik gidip göremeyenler için Google Street View çare olabilir (tabii birkaç sene önceki halini merak edenler için de).


Galerinin Batı tarafında ise biraz serbest stil hakim:



Aslında Berlin'de neredeyse her sokakta çok güzel çalışmalara rastlamak mümkün ama öncelikle başyapıtları görmek isteyenler için bu turu yapmalarını şiddetle tavsiye ederim. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...